Son Hava Bükücü
Nickelodeon’un çok başarılı fantastik animasyon dizisinden uyarlanan ‘The Last Airbender’, insan medeniyetlerinin dört ulusa bölündüğü bir yerde geçiyor: Su, Toprak, Hava ve Ateş. Ateş Ulusu, diğerlerine karşı zalim bir savaş başlatmış. Filmin kahramanı ‘Son Havabükücü’, kehanete göre, her dört elementi de kontrol edebilecek güce sahip tek Avatar olan Aang. Aang, savaşın yıkıma uğrattığı dünyalarında düzeni tekrar sağlamak için, Su Bükücü Katara ve erkek kardeşi Sokka’dan yardım alıyor. Yönetmen koltuğunda M. Night Shyamalan oturuyor.
Film hem iki hem de üç boyutlu olarak gösterime giriyor. Ama üç boyutun da çok anlam kattığını söyleyemeyiz filme. Zira burnumuzun üzerinde gittikçe ağırlaşan gözlüğü çıkardığımızda da filmin izlenebildiğine kanaat ettik. O yüzden üçboyut diye kasmayın, iki boyut da izleme isteğinizi karşılayabilir. Televizyon uyarlamasıyla kıyaslarsak su bölümümü yani 24 bölümü bir potada erittiğimizi söyleyebiliriz. Ama konunun ve kahramanların ayrı ayrı öyküsünün bizi tatmin etmeyen kısırlığı, ateş ülkesinin insanlarının Arap kökenli oluşu gibi değişimler filmle ilgili beklentilerimizi kısıtlayan ve sorgulayan detaylardan birkaçı. Zaten uzun uzadıya anlatılan öykülerin uyarlamasında detaylar eksik kalınca seyir zevki de o ölçüde kısalıyor. Orijinal seride Ang ve Zuko arasında 66 bölüm boyunca süren rekabetin daha ilk filmin finalinde sonuçlanarak Zuko’nun Avatar’a tam bir teslimiyetle tabi olması ve General Iroh karakterinin tüm nüansları ve kiloları yok edilerek düz bir savaşcıya dönüştürülmesi gibi gelişmeler anime’nin hayranlarını kızdıracak türden müdahaleler…Ama oyuncu seçimi çok başarılı olmamakla birlikte Aang’ı canlandıran Noah Ringer’in performansını beğendiğimi belirtmeliyim. Sonuçta toprak ve ateşin de çekileceği bölümlerle seri tamamlanacak gibi görünüyor… Ama Matrix ya da Yüzüklerin Efendisi üçlemelerinde olduğu gibi ikinci filmi iştahla bekleyecek bir hayran kitlesi yaratmaktan uzak…