Ölümsüz
Jean Reno Fransız sinemasına da aksiyona çok yakışan bir isim… Her zaman onurlu aksiyonun peşinde oldu, çocuklarla arasını iyi tuttu. Film iyi bir açılış yapıyor, 22 kurşun yiyen adam ne olur, ya da iyileşirse neler yapmaz ki diye soruyor… Gerçek bir hesaplaşma öyküsünden uyarlanan film, karakterlerine gösterdiği özenle, arka öykülerle, farklılaşan karakterlerin filme olan etkisiyle naif bir mafya hesaplaşmasına dönüşüyor… Yoksa Reno’nun karakteri Charly Mattei gözünü kırpmadan adam öldürüyor ama filmin genel dokusu canilikten çok uzaklarda…
Çocukluktan başlayan üç kafadarın öyküsü birisinin lider olma hırsı, diğerinin onun sırtını sıvazlama ve diğerinin de bu günah savaşının dışında kalma isteğiyle başka bir yöne kayıyor. Charly yoğun aksiyondan sıkılıp, sakin hayat kurma telaşesinde bir adam olacakken 22 kurşunu yiyor ve filmin seyri tamamen değişiyor… İki çocuğunu koruma içgüdüsü bile onu Hollywood aksiyonlarına yaklaştırmıyor, film başladığı işi hakkıyla sonuna kadar getiriyor… Başta da dediğim gibi naiflik bu filmin içinde durgun bir su gibi akıyor… Küçük çocuğun oyunculuğuna dikkat bu arada!
