Kako Si

Ankara Film Festivali’nde izlediğim Kako Si (Nasılsın)? bir ilk film. Yönetmeni Özlem Akaovalıgil’in hareketli ruhundan çıkan bu film öncesinde belgesel olarak tasarlanıyor, ama sonrasında bir sinema filmine dönüşüyor. Son yıllarda dokü-drama tarzına uyum gösteren film öncelikle bir yol filmi… Türkiye’den Bosna’ya, doğulan, terk edilen topraklara uzanan bir yolculuk hali. Akovaligil’in yönetmen olmak için bir film çekmenin formülünü, filmin her şeyini sırtlanarak bulmuş ama büyük bir ayrıntıyı da gözden kaçırmış. Yollara düşme halinin muhteşem görselliğini filmin arka planında bırakmış.

categoriaDram commento0 Yorum data30/09/2010

Baykuş Krallığı Efsanesi

Baykuşlara olan özel ilgim üniversite öğrencisi olduğum yıllarda Sadık Hidayet’in Kör Baykuş kitabını almamla başladı. Kitabın bir baykuşla ilgisi yoktu ama benim hayatımda bir baykuş olgusu aldı başını gitti. O yüzden Baykuş Krallığı Efsanesi’ne kendimce fazla bir anlam yükledim. Zack Snyder fazlaca karanlık filmlerin etkisinde kalmış olmalı ki, Kathryn Lasky’nin fantastik ve bir o kadar da savaşçı romanına el atmış ve nedense animasyonu aşan bir filme imza atmış. 300 Spartalı’yla benzeşen ama Watchmen’in harika dünyasının yanından bile geçmeyen bu animasyon üstüne üstlük Türkçe dublajlı olunca iyice enerji düşürücü bir kıvamda seyrediyor…

Cehennem

Biray Dalkıran korku sinemasında denemeler yapmaya devam ediyor. Bu kez üç boyutlu korkunun peşinde olan Dalkıran korkuyu intikam öyküleriyle süslüyor. Filme basın gösterimi yapılmadığı için hepimiz basın bülteniyle yetiniyoruz…Yıllar önce engelli çocuklarından utanarak onu sahibi oldukları fabrikada öldüren karı-koca ve ailesinden intikam almak için, kurbanlar seçip onları arayan küçük bir çocuk… Aşık olup evlenen ancak maddi olarak istediği seviyede yaşayamayınca kocasını boşamak isteyen ve onu ünlü bir mankenle aldatan bir kadın…

categoria3D, Korku Gerilim commento0 Yorum data30/09/2010

Kavşak

Selim Demirdelen ilk yönetmenlik denemesini Anlat İstanbul’da Külkedisi bölümünü çekerek yapmıştı.  O yüzden Kavşak için ikinci filmi demek daha doğru olacak. Aynı zamanda müzisyen olan ve filmin müziklerine de imza atan ve hatta Altın Koza’da en iyi müzik ödülünü kazanan Selim Demirdelen Kavşak’ın senaryosuna da imza atmış. ( Film bu arada en iyi yönetmen, en iyi kadın oyuncu ve en iyi filmi paylaştı, Umut Kurt Umut Vaat Eden Erkek Oyuncu ödülünü aldı.) Altın Koza’nın vizyon yüzü görmeyen tek filmi olduğu için gözler fazlaca onun üzerindeydi…

categoriaDram commento0 Yorum data30/09/2010

Yedek Polisler

Bütün dedektif  hikayeleri, özellikle de komik ve hareketliyse tutuyor hatta devamları geliyor, ikili halinde turluyorlar beyazperdede. Bad Boys, Rush Hour, Man in Black, Beşikten Mezara bu tarz filmler. Sakarlık, komedi, karizmatik dedektif tiplemeleriyle dalga geçiş ve bir yandan da kendini ispat halleri bu tarz filmlerin dayanak noktaları. Yedek Polisler baştan aşağı komedi, her şeyin komedisini yapmaya soyunuyor ve bunu hiç de fena yapmıyor. Filmin başında sükse yapan dedektif Danson ve Highsmith, üç kuruşluk bir uyuşturucu operasyonu için onlarla aksiyon yaparlar, ortalığı birbirine katıp, yine de en iyi dedektif mertebesine uzanırlar.

Harbi Define

Hani eski filmleri anmanın da bir tarzı bir adabı olmalı. Artık bazı Türk filmleri hakkında kötü şeyler yazmaktan ben bıktım. Ama bakıyoruz ki sektörde değişen bir şey yok. Onlar kötü film çekmekten bıkmadı. Komedi çekmenin seyirciyi çeken bir tarafı olsa da, bıktıran bir tarafı olduğu da kabul edilmeli artık. Bir hazine, dört kardeş, bir köy ortamı, bel altı ve kötü espriler formülü yemiyor artık.

categoriaKomedi commento0 Yorum data30/09/2010

İyi Yürek

İşte tam benlik diyebileceğiniz bir film daha… İzlandalı yönetmen Dagur Kari henüz 1973 doğumlu, filmografisinin üçüncü filminde trajedinin içinden havaya saçtığı mizahla tam da budur işte dedirtiyor… Ama başından kurduğu duygusal ilişkilerin açıklığını yakalayan bazı seyirciler sonunu tahmin edebiliyor, ama bu bile filmin dozunu zerre kadar etkilemiyor. Genelde hayatın renkli ama tutunamamış ki Tutunamayanlar diye bir filmi de var bu arada yönetmenin, tiplerini ele alıyor. İyi Yürek, iki tane umutsuz yüreği bir araya getiriyor. Lucas evsiz bir genç adam ve kendini hayvan sanıyor.

categoriaDram commento0 Yorum data30/09/2010

Garip Bir Aşk Öyküsü

2008 yapımı bir film olan Garip Bir Aşk Öyküsü, aslında geçtiğimiz yıl vizyona girmişti. Gittikçe yoğunlaşan sinema gündeminde tekrar yer almaları ilginç tabii. Zack ve Miri birlikte yaşayan iki arkadaş ve bir süre sonra keyfi harcamalar nedeniyle paraları suyunu çekiyor. Onlar da para kazanmanın yolunu porno film çekmekte buluyor. Filmin ilginç konusunun yanında izlenmeye değer bir diğer unsuru da yönetmeni Kevin Smith.

categoriaErotik, Komedi commento0 Yorum data16/09/2010

Büyük Oyun

Atıl İnaç Avni Özgürel yapımcılığında filmler çekmeye devam ediyor. Zincirbozan Abdi İpekçi suikastı ile tırmanan olaylara tarihin düz çizgisinden bakmaya çalışan bir çalışmaydı, bir belge olarak bakmak da fayda var. Büyük Oyun politik çizgileri olan, yol filmi formatında başlayan ama sonrasında bir inanç ve vicdan sorgulamasına dönüşen bir film. İnsanın ya da kadının demek daha doğru olacak belki, çaresizliğinin sınandığı ve kullanıldığı noktada din tacirlerinin sıçrama noktalarını gösteren bir film Büyük Oyun. Kerkük’ten başlıyor yolculuk… Ailesi Amerikalılar tarafından katledilen Cennet bir patlamada yaralanan ve sonrasında Türkiye’ye yollanan abisinin izini sürüyor.

categoriaDram commento0 Yorum data16/09/2010

Şeytan

İsmiyle izleyicide peşin korku yaratmayı amaçlayan ve Shyamalan’ın (filmin yapımcısı kendisi) mistik dünyasının farklı bir yansıması olan film bir kere korkunç değil onu belirtelim. Film Agatha Cristie’nin On Küçük Zenci kitabından uyarlama, çocukken okuduğumda ‘on küçük zenci’yle ilgili tekerlemeye bayılmıştım. ‘On Küçük zenci yemeğe gitti, biri kendi boğdu, kaldı dokuz, dokuz küçük zenci çok geç kalktı, biri uyuyakaldı, kaldı sekiz…’ şeklinde uzayıp giden tekerleme, Şeytan’ın beşli uyarlamasıyla tamamen günümüz formlarına dönüşüyor.