Ustura
Machete Bir Robert Rodriguez filmi olduğunu ilk karesinden itibaren hissettiriyor. Ortama palasıyla giriş yapan (bu haftanın diğer filmi olan Pradetors da ömrü kısa olan) Danny Trejo palasıyla ya da filmin ismine yansıyan usturasıyla ortalığı bir anda kan gölüne çeviriyor. Meksikalı aktör, yönetmenin farklı bir kahraman yaratma isteğinden fazlasıyla nasipleniyor.
Çirkin ama kadınların gözdesi bir kahraman haline geliveriyor. Rodriguez’in işin içine herkesi ve her şeyi katma tutkusu bu filmde de baş göstermiş durumda. Grindhouse filminin fragmanı baz alınarak yapılan bir film. İşin içinde küçüğünden büyüğüne bir uyuşturucu şebekesi var. Bizim Machete’de ki işin içinde muazzam bir özgürlük mücadelesi de dönüyor, mülteci kardeşlerine yardım için bir işe alet oluyor.
Bütün bu olaylar masumiyetini kaybetmesi için onu delice kışkırtan şeyler. Ondan sonrası bir kan fışkırtma operasyonu.. Birbirine karışmış olaylar zincirinde din adamları çarmıha geriliyor, uyuşturucu müptelası kız rahibe kıyafetleriyle günah çıkartma operasyonuna soyunuyor. Filmin pek çok afişinden birine taşınan Robert De Niro ise pek bir şaklaban rolde. Sığınmacıları bir bir avlarken, bunu aynı zamanda seçim aracı yapıyor ama sonu kendi kazdığı tuzak biçiminde oluyor. Değerler tersine dönüyor, şiddet her zamanki gibi akıyor ve Rodriguez bir kez daha farkını ortaya koyuyor.
