Panda: Sihirli Yol

İlk filmde, karekterlerimiz, kahramanımız, KG ve onun efendisi Panda. KG Prens Po’ya aşık olur. Birbirlerini harika müzik eşliğinde karşıdaki köprüden seslenirler ve KG Prens ile kirazların açtığı bahcede tanışır. Aynı gece Joy Joy Tavernada bulusşmayı kararlaştırırlar.

categoriaAile, Animasyon, Çocuk commento0 Yorum data28/04/2011

Tehlikeli Tutkular

İzlerken Gus Van Sant sinemasına ne kadar benzediğini düşündüm, sonra da Gus Vant’ı düşündüm. Bir süredir ortalarda yok sanki. En son Milk’i çekmişti. Onun gençlerin dünyasına farklı yaklaşımı, ya da farklı dünyaları olan gençlerin dünyası eğilmesi elbette benim bu filmden Sant etkisi almam. Tehlikeli Tutkular kayıp hayatlar üzerine eğiliyor.

categoriaDuygusal commento0 Yorum data28/04/2011

Thor

Thor da bir çizgi roman uyarlaması. Thor’un dünyaya inmesi bir nevi bir Tanrı yaratıp, onu aşağıya, insanların içine çekmekle eşdeğer tutuluyor.  Zaten Thor ve babasından sonraki Asgard Kralı olması arasında duran da bu kararlı ve dik kafalı yapısı. Sağlam bir fizik ve bir mücadelede elde edilen başarı, prensi halkına liderlik etmeye hazırlamak için yeterli değil – öfke patlamaları, öngörüsüz kararlar, fevri hareketler, tüm bunların hepsi bir kralın düşüşünün yolunu hazırlıyor.

Hızlı ve Öfkeli 5: Rio Soygunu

Hızlı ve Öfkeli hayatımıza gireli epey oldu. Bebek yüzlü, fazlaca fırlama olamayan Brian’ın içindeki zengin öfkesini dindirmek için direksiyona saldırdığı bir filmdi ilki. Aradan geçen yıllarda bu filmle ilgili aklımda isminden ve bebek yüzlü Brian’dan başka bir şey kalmaması da bu filmlerin sabun köpüğü haline bir kez daha dikkat çekiyor.

Beşinciyi izlerken hatırladığım şeyler de oldu elbet. Mesela bir ekibi toplama hali var gibiydi. Ama as elemanlar Vin Diesel ve Paul Walker ekibin başı yine. Bu kez ekibimiz suç, para, yoksulluk ve erotizm kokan Rio’dalar. İşledikleri suçları toplamı, oradaki suçlara denk düşmüyor ne yazık ki! Ve Rio’daki İsa heykeli bir kez daha döndü tüm kocamanlığıyla perdede.

Bu aralar Rio bir film set olmuş da haberimiz yok. O karmaşa, o erotizm, o bölünmüşlük daha da ilginç kılıyor orayı belli ki! Filmin konusu Rio’da dağıtmış diyebiliriz, zira her şey yerle bir oldu, Amerikalı polis bile bizim hızlı ve öfkelilerin yanında yer aldı. Her şey uyuşturucu tüccarını yerle bir etmek içindi. Uzadıkça uzayan aksiyon sinirlerimizi bozsa da, ekipten kimsenin burnunun kanamaması bize derin bir oh çektirdi. Şehrin sokaklarında sürüklene kocaman kasa iştahımızı kabartmadı değil…

Sonuçta suçlulara hadleri bildirildi, bu uğurda Amerikalı ajanlar bile saf değiştirdi, hız ve öfke bir kez daha kazandı! Bu arada Michelle Rodriguez ilk ve dördüncü bölümde vardı, onu da bu bölümde anmakla yetinmişler ama bir sonrası için de zemin hazırlamışlar ayrıca… Yani altıncı da geliyor galiba, bakalım bu kez hangi ülkeyi birbirine katacaklar!

Beni Asla Bırakma

Uluslararası beğeni kazanan usta yazar Kazuo Ishiguro’nun romanından uyarlanan hikaye izole bir İngiliz yatılı okulunun aldatıcı derecedeki sade ortamında geçiyor fakat bu sadeliğin ortasında aşk, ihanet, umut, özveri, fanilik ve kader etrafında örülen engin ve derin, duygusal bir hikaye sunuyor.

categoriaDuygusal commento0 Yorum data28/04/2011

Zefir

Zefir yine beni arada bırakan filmlerden. Bir yandan fonda Karadeniz’in olması ve Karadeniz’e farklı ve değişik bir anlam yüklenmesi, bir yandan da nefret ve şiddet duygusunun bu topraklardan çıkıp gelmesinin ben de yarattığı acizlik! Film minimal başlayan halini Tarkovski’ye adarken sonunu bir Haneke havasında bağlıyor ve gözümüzde minimal slasher havası kazanıyor.

categoriaDram commento0 Yorum data28/04/2011

Pina 3D

Pina Bausch’u canlı canlı izleyen şanslı azınlıktanım sanırım. Atatürk Kültür Merkezi’nde kırmızı güllerin içinde gerçekleşen dansı izlediğimde ayaklarım yerden kesilerek gitmiştim eve. Sonra Pina Bausch benim dansçılarımdan biri oldu. Aslında Almanya doğumlu ama bana tarzıyla hep İspanyolları anımsattı, mizah ve hüzün eşdeğer onun danslarında.

categoria3D, Müzikal commento0 Yorum data28/04/2011

İçimdeki Yangın

Uzun zamandır bu kadar matematiksel ilerleyen ama bir yandan da duygu harmanı olan bir film izlememiştim. Çarptı yani! Sizi de çarpar umarım. Nawal Marwan ölür. Çocuklarını yalnız bırakmış, tuhaf, sessiz ve yorgun bir kadın olarak… Çok güvendiği ve sekreterliğini yaptığı noterine bir vasiyet bırakır. Bu vasiyet onun ikiz çocukları Jeanne ve Simon’u ortadoğuya, annelerinin geçmişine ve müthiş bir trajediye götürecek yolun başlangıcıdır.

categoriaDram commento0 Yorum data28/04/2011

Çok mu Komik?

Medeniyetlerin asırlar boyu dostça, kardeşçe, yan yana yaşadığı Doğu Anadolu’muzun güzide kenti Şehr-i Elaziz yani Elazığ’da arkadaşlık, dostluk, kültürel bağlar ve sağduyu hiç bu kadar önemli olmamıştı. “Çok mu Komik?” kendine özgü bakış açısı ile kendi içinde bu değerleri harmanlayıp, izleyiciye ‘kim haklı, kim haksız’ sorusunu sordurmadan, çözümünü yine kendi içinde üreten bir anlayış sunuyor.

categoriaKomedi commento0 Yorum data21/04/2011

Ölüm Çiftliği

Kuş uçmaz, kervan geçmez, ıssız ve karlı bir yerde Charlotte ve Max yol kenarındaki bir restoranda duraklarlar. Tuvaletten geri dönmeyen Max’i aramak için Charlotte çevreye bakınır.