Mutlu Azınlık
Yönetmen Antony Cordier bizi yine Soğuk Duş etkisinde bir filme sokuyor. Soğuk Duş’ta cinsel çekime giren bir kız ve iki erkeğin bunu deneyimlemeleri sonrasında başka sorunlarla beraber bu durumu da kaldıramayışları anlatılıyordu. Bu kez ekip biraz daha genişliyor, dört kişilik bir eş değişimine dönüşüyor.
Mutluluğun Resmi (bu minvalde başka bir film) biraz kapalı ortam psikolojisi sunuyordu yani emekli olmuş bir çiftin, doğanın içindeki farklı arayışları diyebilirdik o filme. Ayrıca eş değiştirip farklı bir cinsel hayata yelken açan filmlerin ‘mutluluk’ kelimesinde bu kadar ısrarcı olmaları da ilginç tabii. Mutlu Azınlık Rachel, Vincent, Frank ve Teri arasında geçiyor ve ‘ben az sonra patlayacak bir öyküyüm’ halini belli eder bir gerilim de taşıyor ister istemez. İki çiftin de çocukları var bu arada. Ben de yarattığı etki çok isteyerek değil de sanki farklı olsun tarzında yaşanan bir birliktelik gibiydi.
Belki de yönetmen her an dağılabilir duygusunu vermek için böyle bir anlatımı tecih etmiş olabilir. İnsanoğlunun sahip olma, kıskançlık ve belli bir düzeni devam ettirme duygularına fazlaca bel bağlayan hikaye, sır değil bir yerde kendini yok ediyor. Çünkü cinsellik sınırlarını açınca işin içine duygusal ve hayata dair paylaşımlar giriyor ve bu da işin rengini bozuyor. Tabii kadınlar daha çok bu duygusal buhranları yaşayanlar… Sonuçta bu hikaye de bir deney projesi olarak rafa kalkabilir, yönetmen daha çoklu ilişki bloglarına el atabilir, konu bol nasılsa! Duygusal tepkime vermeden lütfen!
