Bir Gün
Marc Webb’in 2009’da çektiği, aşkın belli anlarını kara kalem estetiğiyle perdeye aktaran ve lineer akışı yok eden bir hikaye kurgusuyla yürüyen “Aşkın (500) Günü”, kanımca zamanla daha da üzerine koyacak bir modern klasik. “Bir Gün” ise bu durumun ortaya çıkış süresinin kısalacağını ispatlamış. Bir aşk hikayesinin ‘tanışma yıldönümü’nün tarihini alan ve 23 yılından 23 güne odaklanan eser; sahici, entelektüel, çok yönlü ve etkileyici bir portre çiziyor.
Bu noktada romantizmin; mizahıyla, dramıyla, pişmanlıklarıyla ve sevinçleriyle her türlü detayına uzanması, Hathaway-Sturgess ikilisinin arkadaşlıktan başlayan gerçekliğinden güç alıp yükselirken, Danimarka çıkışlı Lone Sherfig’in ekibin her bireyinden güç alan uyarlama yetisi ve David Nicholls’un bu konuda kendi romanından kaynaklanan ‘iç saha’ hakimiyetiyle dikkat çekmiş. Kuşkusuz “Bir Gün”, belli bir kitleyi etkisi altına alabilecek etrafta çok görmediğimiz kaliteli aşk filmlerinden biri. Bunun ötesinde Marc Webb gerçeğiyle yüzleşip onun değerini öne çıkarmasıyla önemsenmesi gereken bir iş.
