Ölümsüzler
“300 Spartalı” ile “Titanların Savaşı”nın yaptıklarını bir araya getiren serbest bir mitolojik savaş filmi, kılıç-büyü filmi ya da fantezi-epik denebilir. “Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı”, Tarsem’in Caravaggio’nun resimlerinden oluşturduğu estetikle entelektüel zenginlik kazanırken, kuşaklar arası iktidar mücadelesinin en temeline inmesiyle de evrensel ve anti-militarist olabilmiş.
Ancak yönetmenin ‘yöresel efsaneler’i resim estetiği ile sinemalaştıran Sergei Parajanov’un izini sürdüğü kariyerinde “Hücre”nin ötesine halen geçemediği de bir gerçek. Bu durum Tarsem’in içine girmenin her daim ‘keyif’ olduğu özgün evreninde yine bu heyecanı duymamızı sağlıyor belki.
Ancak sinema tarihinde gördüğümüz örneklerle karşılaştırınca “Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı”nın ulaşmak istediği bütün konusunda belli kısımlarında bir ‘gramersel başıboşluk’ sezdirdiği söylenebilir.
