Ölümsüzler
“300 Spartalı” ile “Titanların Savaşı”nın yaptıklarını bir araya getiren serbest bir mitolojik savaş filmi, kılıç-büyü filmi ya da fantezi-epik denebilir. “Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı”, Tarsem’in Caravaggio’nun resimlerinden oluşturduğu estetikle entelektüel zenginlik kazanırken, kuşaklar arası iktidar mücadelesinin en temeline inmesiyle de evrensel ve anti-militarist olabilmiş.
İkili Oyun
Anadolu Kartalları
Çelik Yumruklar
Werner Herzog’un ülkemizde “Benim Güzel Oğlum, Ne Yaptın Sen?” adıyla sadece festivallerde gösterilen “My Son, My Son, What Have Ye Done” isimli filminden ilham aldığım başlık her şeyi anlatıyor aslında. Zira “Çelik Yumruklar”, ‘robotlar iş yapar’ felsefesiyle ‘Transformers’ serisi sonrası başlayan uzaylı istilası filmi patlamasına ‘aile-spor filmi’ mizaçlı yeni bir kol ekleme peşinde. Ancak animasyon içinde değeri olacak külüstür-kafa kıran robot tasarımları, korumacı aile mesajları, başarıyı sömüren Danny Elfman ezgileri, 80’lerden kopma bir ana karakter ile 50’lerde var olabilecek bir bilimkurgu omurgasıyla bu amacına ulaşamamış.
Son Durak 5
İlk Yenilmez: Kaptan Amerika
Kolombiyalı: İntikam Meleği
1960’larda “Siyah Gelinlikli Kadın”da veya “Come Drink with Me”de gördüğümüz ‘kadın katil prototipi’ seneler boyu aksiyona da uzanan bir yol açtı kendisine. “Kolombiyalı: İntikam Meleği”nde ise “Tanrıkent”in Güney Amerika sinemasının ‘suç’ algısına getirdiği stilize ve sosyopolitik devrimden besleniyor. Ancak filmin tek kozu Hollywood standartlarında bir aksiyon bombardımanına imza atan yönetmen Olivier Megaton.
Yeşil Fener
‘Öteki’ meselesinden yola çıkan ve Superman ekolünden beslenen çizgi roman uyarlaması “Yeşil Fener”, kendine özgü evreni, aksiyon dozajı ve muhalif alt metinleriyle dikkat çekiyor. Bütün o demode omurgasına karşın Amerikalı bir pilotun tıkanmış varoluşunu; irade, cesaret, enerji gibi kavramlar ışığında ‘dışarıdan gelen tehdit’ odaklı masaya yatırmış. Bu durum da filmin ancak Irak’ta üretilen petrolün şarj edebildiği süper kahramanı yoluyla politik okumalara açılmasını sağlıyor. “Yeşil Fener”, miyadı neredeyse dolan çizgi roman uyarlamalarının bu durumuna set çeker mi bunu tahmin etmek zor. Ancak kendi dünyasında hafif alaycı hali ve çevreci yaklaşımıyla seyirciyi içine almayı beceriyor orası kesin.





