Acı Tatlı Tesadüfler
Cedric Klapisch’in yönettiği ve Karin Viard, Gilles Lellouche, Audrey Lamy ile Jean Pierre Martins’nin oynadığı ”Acı Tatlı Tesadüfler (My Piece Of The Pie)” filmi, komedi ve dram sahneleriyle sinemaseverlerle buluşacak.
Aşk ve Devrim
Serkan Acar’ın yönettiği ve Gün Koper, Deniz Denker, Bedir Bedir ile Ayberk Pekcan’ın oynadığı ”Aşk ve Devrim” filmi, dram sahneleriyle sinemaseverlerin karşısına çıkacak.
Mavi Pansiyon
Beni Unutma
Özer Kızıltan’ın yönetmenliğinde; Mert Fırat, Tuba Ünsal, Açelya Devrim Yılhan ve Kenan Ece’nin rol aldığı aşk filmi, 11 Kasım Cuma günü vizyona girecek. Farklı kişilerle olan birlikteliklerini istemedikleri şekillerde bitirmek zorunda kalan Olcay (Açelya Devrim Yılhan) ve Sinan’ın (Mert Fırat) ansızın tanışması ve yine beklemedikleri bir aşk yaşamaya başlamasına odaklanan film; aşk, arkadaşlık ve insana dair birçok duyguyu sorgulatıyor.
Bir Gün
Marc Webb’in 2009’da çektiği, aşkın belli anlarını kara kalem estetiğiyle perdeye aktaran ve lineer akışı yok eden bir hikaye kurgusuyla yürüyen “Aşkın (500) Günü”, kanımca zamanla daha da üzerine koyacak bir modern klasik. “Bir Gün” ise bu durumun ortaya çıkış süresinin kısalacağını ispatlamış. Bir aşk hikayesinin ‘tanışma yıldönümü’nün tarihini alan ve 23 yılından 23 güne odaklanan eser; sahici, entelektüel, çok yönlü ve etkileyici bir portre çiziyor.
Bir Tutam Cennet
Ahlakçı mesajı ve dinci amaçlarıyla dikkat çeken ‘fantastik duygusal-dram’ formülünün yepyeni bir temsilcisi. “Bir Tutam Cennet”, bu açmazdan Kate Hudson ve birkaç yan karakter sürpriziyle çıkmaya çalışsa da ne yazık ki bir türlü kurtulamamış. Tonu tutmayan ve sahici durmayan demode melodram omurgası da filmin bu alandaki “Hayalet” gibi örneklerin seviyesine ulaşamamasını sağlıyor.
Yeryüzündeki Son Aşk
Tek duyunuzun ‘dokunma’ olduğu bir distopya hayal edin. Onun içine özgün bir soyut aşk filmi iskeleti yerleştirin. Üzerini de ‘duyusal bir salgın filmi’ ile doldurup, politik-sistemsel değişimleri muhalif motivasyon olarak içeriye ilave edin. İşte o zaman “Yeryüzündeki Son Aşk”ı elde edebilirsiniz. “Tutku Nehri”, “Tutku Çemberi” gibi eserlerindeki ‘ilişki yansıtma simsarı’ izlenimiyle dikkat çeken David Mackenzie, bu sefer insan ırkının tek yaşamsal dayanağının seks, tutku veya aşk olduğu bir dünya hayal etmemizi istiyor.
İyi Günde Kötü Günde
Mandy Moore’un başrolünde oynadığı, ‘Alacakaranlık’ın vampirlerinden Kellan Lutz’un ise ona eşlik ettiği bir evlilik komedisi diyebiliriz en doğru tanımıyla. Ancak izleyicisini bu ikilinin evli çift olduğu konusunda ikna edemeyen eser, yönetmeninden ve yan karakterlerden de destek alamayınca ‘derme çatma bir yapı’ya teslim olmuş. “İyi Günde Kötü Günde”, sinema filmi bütününün içinde sadece girişindeki ‘aşk’ ve ‘düğün’ bölümlerini İzlandalı görüntü yönetmeninin katkısıyla iyi yapılandırmakla kalmış. Ancak onların süresi de 10 dakikayı geçmiyor işin garibi.
3
1998’de “Koş Lola Koş” ile yakaladığı atılım ve kabul ettirdiği biçimci yönetmenlik stili ile dikkat çeken Tom Tykwer, Avrupa sinemasında görmeye alışık olduğumuz bir ‘üçlü ilişki filmi’ ile çıkageliyor bu sefer. Sinemaskop formatında, ona uygun stil numaraları içeren sekanslar eşliğinde ve bembeyaz bir dokuyla ilerleyen bu yapıt, yönetmenin hem o alana cevabını vermesine hem de o eserlerin bir anti-tezini sunmasına olanak tanıyor. “3”, ulaştığı cüretkar noktalara ‘pembe dizi omurgası’ kurarak gitmesiyle de aslında ‘en uç ne yapabilirim?’ güdüsünün parodisel bir karşılığını canlandırmış perdede.
Mutlu Azınlık
Yönetmen Antony Cordier bizi yine Soğuk Duş etkisinde bir filme sokuyor. Soğuk Duş’ta cinsel çekime giren bir kız ve iki erkeğin bunu deneyimlemeleri sonrasında başka sorunlarla beraber bu durumu da kaldıramayışları anlatılıyordu. Bu kez ekip biraz daha genişliyor, dört kişilik bir eş değişimine dönüşüyor.


