Ruhlar Bölgesi

Paranormal Activity’den ciddi ciddi korktuğum için bu filme gayet gardımı alarak gittim. Giriş jeneriği bir hayli uzun tutulan film bizi germek için çabalayacağını daha baştan belli ediyordu. Ruhlar Bölgesi aslında birçok fikrin bileşkesi. Astral seyahatten tutun da, arada kalan hayaletlere, bunun insanlara yansıması ve korkutmasına kadar çoklu bir anlatım hali sunuyor.

Demir Kapılar

Genç bir adam kendini demir kapılarla dolu bir alanda bulur. Hayatını kaybetmeden önce buradan çıkmanın bir yolunu bulmak zorundadır.

categoriaGerilim commento0 Yorum data16/06/2011

Tehlikeli Yol

Ken Loach tarzı filmleri severim, daha doğrusu  Ken Loach filmlerini severim. Ama bu son filminden nedense istediğim etkiyi alamadım. Hikaye güzel aslında ama anlatım tarzı pek bir sıkıcı aksediyor. Askerliklerini de beraber yapan Liverpool’lu iki çocukluk arkadaşının (Fergus ve Frankie) öyküsü perdeye yansıyan.

categoriaGerilim, Macera commento0 Yorum data16/06/2011

Geceler Bizim

20 yaşında genç bir Berlinli olan Lena küçük ve sevimli bir hırsızdır. Gece işlerinden birinde bir yer altı kulüpte 250 yaşındaki Louise (Nina Hoss) ile tanışır. Yaşına rağmen muhteşem güzellikte bir cadı olan Louise, Lena’nın uğradığı underground kulübün sahibi ve ayrıca 3 kişilik bir dişi vampir üçlüsünün elebaşıdır.

Tuzak

Öncelikle Tuzak birçok filmin karışımı.  Biraz Cast Away,  Biraz 127 Saat, biraz Buried, biraz Predators… Sonuçta karşımızda kendini doğanın içinde bulan bir adam var. Kaza yapmış bir arabanının içinde, dağılmış darmaduman olmuş ve ölmüş insanların arasında. Şok, hafıza kaybı, yaralı olma hali ve ıpıssız bir ortamda tek başına olma sendromu.

categoriaGerilim commento0 Yorum data9/06/2011

Koğuş

Eğer sıkı bir Carpenter hayranıysanız bu filmi ben ne desem de izleyeceksiniz. Filmi seversiniz ya da sevmezsiniz ama Carpenter’ın filmografisinde öne çıkan filmlerden biri olamayacağı çok belli. Dijital efektlerden arınmış bir film sonuçta. Altmışlarda geçen bir hikayeyi anlatması sebebiyle seksenlerde çekilmiş hissi yaratması ve Carpenter gibi bir ustanın korku sinemasına geri dönüşünü imlemesi adına önemsenecek bir film.

Dehşet Evi

Sıradan insanlardan gelen şiddetin, fantastik yaratıklardan, deney kazası canavarlardan ve diğerlerinden daha korkunç olduğu su götürmez bir gerçek. Çünkü bu tür bir şiddete ne kadar yakın olduğumuzu hatırlatıyor. Bizi geriyor, tedirgin ediyor ve güvensizleştiriyor.

Şeytanı Gördüm

Güney Kore filmlerinin kendine has havası beni her zaman heyecanlandırıyor. Konu ne kadar basit olsa da, işleyiş, diyaloglar, konuşma tarzı beni benden alır. Şeytanı Gördüm izleyici biraz yerden yere çalan bir film ve bitmek konusunda hiçbir düşüncesi yok. Kore’de yaş sınırlaması nedeniyle neredeyse yasaklanma seviyesine gelen film, bütün konusunu şiddetten alıyor.

Lanetli Miras

Valdemar Mansiyonu’nda bir kadın kaybolur ve çalıştığı şirketi onun bulunması için bir özel dedektif kiralar. Daha sonra Valdemar Mansiyonu’nda ilk kaybolan kişinin o olmadığı ortaya çıkar.

Kıyamet Gecesi

Makinist filmi ile tanınan Brad Anderson, Sibirya Ekspresi’nden sonra çektiği filmi Vanishing On 7th Street / Kıyamet Gecesinde, umudun yitirildiği bir dünyada geçen bir kıyamet öyküsü anlatıyor. İnsan nüfusunun çoğu gizemli bir şekilde ortadan kaybolur.