Aşkın Sessizliği

Filmin Yönetmeni : Philippe Claudel

Senaryo : Philippe Claudel

Oyuncular : Stefano Accorsi, Neri Marcore, Clotilde Courau

Ultra Mega Süper Kahraman

Orijinal isminin tam çevirisiyle ‘Görünmez Griff’, “Kick-Ass” sonrası artan alaycı anti-süper kahraman filmlerinin Avustralya şubesi. Ancak bu fasıldan “Yeşil Yaban Arısı” gibi bir kalite çıkartmaktan ziyade çocuksu mizah anlayışına hapsolması, üçüncü sınıf oyuncularla yola çıkması, ucuz bir estetikle ilerlemesi ve yapay diyaloglar kullanmasıyla katıksız bir B filmi servis ediyor “Ultra Mega Süper Kahraman”.

İyi Günde Kötü Günde

Mandy Moore’un başrolünde oynadığı, ‘Alacakaranlık’ın vampirlerinden Kellan Lutz’un ise ona eşlik ettiği bir evlilik komedisi diyebiliriz en doğru tanımıyla. Ancak izleyicisini bu ikilinin evli çift olduğu konusunda ikna edemeyen eser, yönetmeninden ve yan karakterlerden de destek alamayınca ‘derme çatma bir yapı’ya teslim olmuş. “İyi Günde Kötü Günde”, sinema filmi bütününün içinde sadece girişindeki ‘aşk’ ve ‘düğün’ bölümlerini İzlandalı görüntü yönetmeninin katkısıyla iyi yapılandırmakla kalmış. Ancak onların süresi de 10 dakikayı geçmiyor işin garibi.

Aşkın Halleri

Aşkın Halleri
Le nom des gens

Yönetmen: Michel Leclerc

Aşka Şans Ver

Jullien Monnier’in ciddi bir problemi vardır. Çok başarılı bir ilişki danışmanı olmasına rağmen, hayatına giren kadınları iki haftadan fazla elinde tutmayı beceremez. Aslında, çocukluğundan beri ona âşık olan her kadına bir uğursuzluk getirmiştir.

Kadının Fendi

Sosyal adaleti ele alan neşeli ve dokunaklı İngiliz komedisi  Kadının Fendi gerçek hayattan esinlenip feminist bir ittifakı anlatırken izleyicileri kahkaha tufanına sürüklüyor. 1968 yılında, İngiltere’deki bir Ford fabrikasında geçen filmde cesur bir grup kadın güç birliği yapıp adalet için ayaklanıyor. Mücadelenin gayesi, cinsel ayrımcılığın önünü keserek erkeklerle eşit kazanç ve haklar elde etmek.

Gönül Avcısı

Havalar ısınmaya başlayınca sinemanın romantik komedi dozu da artmaya başladı. Aslında bu filmler konusu ne olursa olsun birbirinin tekrarı… Mutlaka insanlar yanlış kişilerle evlenmek üzere oluyor ve onlara doğru yolu gösterecek birileri karşılarına çıkıyor ve ondan sonrası sonsuz bir mutlu son’a uzanıyoruz. Bizde sinema aşkı adına birbirinin tekrarı olan bu öyküleri yiyoruz!

Ödünç Sevgili

Bir roman çok satarsa hemen ne yapılır? Sinemaya uyarlanır. Bu bizde çok işleyen bir mantık değil, ne yazık ki. En son Bizim Büyük Çaresizliğimiz uyarlandı sanırım. Ama bu çok satan uyarlamaları best seller uyarlamalarına hiç benzemiyor, yani bir Dostoyevski ağırlığı yok. Ödünç Sevgili Something Borrowed’ adlı romandan uyarlama. ‘Yanlış kadın, yanlış erkek’ sendromundan bayağı muzdarip bir film. Ve kişileri doğru yöne kaydırmak için yapmadığı şey kalmıyor.

Beastly

Okulun şımarık, popüler prensi konumunda olan 17 yaşındaki Kyle’ın son hedefi, hakkında büyücü dedikoduları dönen, sıra dışı ve tuhaf sınıf arkadaşı olan Kendra’yı küçük düşürmektir. Kendra, Kyle’ın bu acımasız tutumundan hiç etkilenmese de, ona bir ders vermeye karar verir ve onu, iç dünyası kadar çirkin ve itici bir varlığa dönüştürür.

Kadın İsterse

İstanbul Film Festivali’nde güle oynaya seyrettiğim filmlerden. François Ozon tekrar hareketli komedilerine dönüş yaptı diyebiliriz bu filmle. 1977 yılını, kadın ve erkeğin toplumsal konumunu ve gizli kapaklı ilişkilerini anlatan komedi zevk alırsanız su gibi akıp gidiyor.